En Kullanışlı İnşaat Yapıtaşı

19 Oca

İnşaat firmaları çoğu zaman çalışan kişi bulmakta zorlanmaktadırlar ve bu durum inşaat firmalarının işi bitirme sürelerinin artmasına neden olmaktadır. Böyle durumlarla karşılaşan inşaat firmaları işi yaptıkları kişilerle ters düşerek her iki tarafında zarar görmesine neden olabilmektedir.

İnşaat firmalarında çalışan kişilerin kırsal kesimlerden gelen insanlar olması ve kalacak yerlerinin olmaması bu kişilerin inşaatta çalışamamasına neden olmaktadır. Bunun en kolay yollarından biri inşaat çevresinde çalışanlarınız için yaptıracağınız prefabrik konutlar işinizi kolaylaştıracak ve çalışan bulmakta zorlanmayacaksınız.

Prefabrik fiyatları hem inşaat firmasını zorlamayacak derecede cüzi miktarlarda fiyatlara sahiptirler. Prefabrik firmaları bu konularda sizlere anında hizmet vererek çalışanlarınızın her an inşaat yapılan alanın orada bulunmasını ve gerektiğinde kaza durumlarında yerinde müdahalelerde bulunarak faydalı olmuş olmaktadırlar.

Halk arasında konteyner olarak da bilinen prefabrik konutlar bir konteyner çok daha fazla işlevi bulunmaktadır ve çalışanlarınızın içerde kendi evlerinde hissetmesini sağlayarak işi daha ciddi yapmalarına neden olmaktadır.

Reklamlar

Artık inşaat şantiyeleri beş yıldızlı otel konforunda…

12 Oca

Vefa Prefabrike Yapılar, şantiye kamplarını 5 yıldızlı otel konforuna getirdi. Kamplar birçok lüksün sağlandığı prefabrik yapılardan oluşuyor. Beyaz yakalı çalışanlara dayalı döşeli ev, temizlik hizmeti verilirken bunun yanı sıra ibadethane, eğitim yerleri, internet, spor alanları gibi sosyal olanaklar da sağlanıyor. Bu kampların yoğun olarak yer aldığı pazarların başında ise Libya geliyor.

Vefa Prefabrike Yapılar Ticari Koordinatörü Ali İhsan Sağlamkaya, Fransa’dan Afganistan’a, Sibirya’dan Sudan’a kadar dünyanın 40’a yakın ülkesine şantiye binaları kurduklarını belirterek, krizle birlikte Libya pazarının ön plana çıktığını söyledi. Sağlamkaya, “Son iki yılda Libya’da konuttan hastaneye, okuldan alışveriş merkezine ve otoyola kadar inşaat yatırımları hız kazandı. Bizde bu doğrultuda müteahhitlere verdiğimiz hizmetin miktarını artırıyoruz, aralarında Türkiye’den STFA, Enka, Rönesans, Summa’nın yanı sıra Hindistan, Portekiz, Brezilya ve İtalya’dan firmaların yer aldığı 20’nin üzerinde firma prefabrik yapılar kurduk. Kısa vadede 250 bin metrekarelik prefabrike binalardan oluşan kamplar yapacağız ” diye konuştu.

Vefa Prefabrike Yapılar’ın sadece 30 günde büyük bir şantiyeyi kurabildiğine işaret eden Sağlamkaya, şirketin bundan sonraki iş güzergahının Kuveyt ve diğer Afrika ülkeleri olduğunu kaydetti.

Prefabrike yapılarda dünya devlerine meydan okuyor.

Sağlamkaya, Vefa Prefabrike Yapılar olarak büyük inşaat şirketleri ve müteahhitlere çözümler sunduklarını belirterek, toplu konut projelerinden barajlara, petrol ve doğalgaz gibi enerji projelerinden gökdelenlere altyapı projelerinden köprü, otoyol projelerine hatta sosyal tesislere kadar pek çok önemli inşaat faaliyetinin başlangıcında yer aldıklarını söyledi. Sağlamkaya, “Vefa Prefabrik olarak ön üretimli hafif prefabrikeler ve modüler yaşam konteyner üniteleri ile büyük projeler için kamplar, şantiye binaları, sosyal tesis binaları, acil yerleşim üniteleri ve ofisler kuruyoruz” dedi.

Prefabrike yapı üssü olarak Türkiye’nin merkezi bir konumda olduğunu söyleyen Sağlamkaya, sözlerine şöyle devam etti: “Avrupa, Rusya, Orta Asya, Ortadoğu, Afrika. Türk müteahhitlerin hepsi bu bölgelere gittiler. Biz de yanlarında gittik. Avrupa firmalarıyla da iş yapıyoruz. Bir İtalya firmasının Cezayir’de yaptığı demiryolu inşaatının kampını biz kurduk Fransız bir firmanın Türkmenistan’daki işlerini yapıyoruz. Dünya prefabrike yapı liginde önemli oyuncular İtalyanlar ve İspanyollar. Ama bizim ile rekabet edemedikleri için bunların çoğu birer birer kapanma yolunu seçtiler.”

Vefa’nın yurtdışında olduğu kadar yurtiçinde de etkili olduğunu dile getiren Ali İhsan Sağlamkaya, “Türkiye’de de devam eden büyük projelerin hemen hepsinde varız. Örneğin, Marmaray’ın şantiyelerini kuruyoruz. Ayrıca Sinpaş’ın Bosphorus projesi, Ağaoğlu’nun My City projesi, Aslantepe Stadı, Haliç Metro Geçişi, Çağlayan Adalet Sarayı, TOKİ Kayabaşı Konutları, Varyap Meridian olmak üzere İstanbul’daki büyük projelerin mobilizasyonlarına imza atıyoruz” diye konuştu.

Sağlam, kaliteli, pratik, estetik ve ekonomik sistemler kurmayı müşteri memnuniyetinin temel şartı kabul ettiklerini belirten Sağlamkaya, “Vefa Prefabrike Yapılar, sadece prefabrike yapılar üretmekle kalmayıp, AR-GE ve ÜR-GE çalışmalarına da özellikle önem veriyor. Makine donanımında en son teknolojiyi takip eden, üretimlerinde kullandığı malzemeleri alanında lider kuruluşlardan tedarik ederek ürün kalitesine verdiği önemi ortaya koyan Vefa Prefabrike Yapılar, tecrübeli uygulama ekipleri sayesinde, üstlendiği pek çok büyük projeyi rekor sayılabilecek sürelerde tamamlayarak sektördeki öncü konumun sürdürüyor” bilgilerini verdi.

Vefa, teknoloji yatırımları ve özel tasarımlar ile değer üretiyor.

10 Oca

Vefa, teknoloji yatırımlarına büyük önem veriyor. Geliştirdikleri makine, teçhizat, özel detay ve ürünler sayesinde hem üretim kapasitesinde yüksek artışlar hem de daha kaliteli, standart ve kontrol edilebilir üretimler gerçekleştirdiklerini belirten Vefa Prefabrike Yapılar Ticari Koordinatörü Ali İhsan Sağlamkaya, “Bunu yaparken işçilik maliyetlerinde sağladığımız tasarrufla ortaya çıkan personel fazlasını ise üretim kapasitesine paralel olarak artan montaj işlerine yönlendiriyoruz ve müstakil uygulama şirketlerinin kurulmasını teşvik edip buna ön ayak oluyoruz. Geldiğimiz noktada aynı üretim tesislerinde aynı miktardaki personel ile beş yıl öncesine göre beş kat daha hızlı üretimler gerçekleştiriyoruz.” dedi.

Teknoloji yatırımlarının başında gelen Profacto’da 250’ye yakın profil tasarımı ve makine yatırımı ile müşterilerine toplamda yüzde 40’a yakın maliyet avantajı sağladıklarını belirten Sağlamkaya, daha az malzeme ve az işçilik ile daha kaliteli ve estetik ürünler geliştirdiklerini söyledi. Sağlamkaya, bugüne kadar ulaştıkları yaklaşık 2 milyon metrekarelik iş hacmi dikkate alındığında milli servet olarak gördükleri çeliğin daha az kullanımı sayesinde 10 bin tonluk malzeme ve dolayısıyla 10 milyon dolarlık tasarrufun sağlanabileceğinin görüleceğini kaydetti. Önceki uygulamalarda kullanılan çelik malzeme miktarını yeni teknolojileri sayesinde yarı yarıya düşürdüklerini dile getiren Sağlamkaya, doğru hesaplamalar yaparak sağladıkları maliyet avantajına karşın ulaştıkları çözümün daha emniyetli olduğunu ve ayrıca ürünlerinin tümünü taşıyıcı ve konstrüktif olan profiller ile ürettiklerini söyledi. Şantiyelerde kullanılan yaşam konteynerlerinin WC ve duşlarındaki sızdırmazlık sorununu da özel tasarladıkları detaylar ile çözdüklerini ifade eden Sağlamkaya, geliştirdikleri kompozit duvar panellerinin ise boyalı sac ve alternatif kabuk malzemesi ile kaplı yüzeyleri ve yüksek değerlere sahip izolasyon malzemeleri sayesinde yüzde 30 malzeme tasarrufuna rağmen daha yüksek izolasyon değerlerine ulaştığını sözlerine ekledi.

Neopan ile daha kaliteli ve hızlı üretim

Profacto ve Neopan’ın sağladığı avantajlara dikkat çeken Sağlamkaya, Profacto ile tamamen kaynaksız ve cıvata bağlantılı ürünler, Neopan ile de tam otomatik duvar üretimi gerçekleştirdiklerinin altını çizdi.

2006 yılından bu yana prefabrike ve konteynır sistemlerine uygun formda panel (duvar) üretimini seri bir şekilde gerçekleştirmek için Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmalarını yürüttüklerini ve bu çalışmaların sonunda kompozit panel hattını 2009 yılının ortalarında devreye aldıklarını söyleyen Sağlamkaya, faaliyete geçen hat ile prefabrike yapıların duvarlarını tam otomatik olarak üretmeye başladıklarını, böylece müşterilerine daha ekonomik ve kaliteli ürünleri daha hızlı sunmayı başardıklarını vurguladı. Sağlamkaya, şöyle devam etti: “Yeni tam otomatik kompozit panel hattı, sahip olduğu özellikleri ile Türkiye’de ilk ve tek. Bu özelliklerin başında 1,25 metre genişliğinde ve iç yüzü çimentolu yonga levha (betopan) olan duvarların hattan seri bir şekilde çıkması geliyor.”

Zorlu iklim şartlarında yüksek konfor sağlayan izolasyon

Neopan teknolojisine sahip prefabrike binaların, içinde yaşayanlara sağladığı avantajların başında ise diğer teknolojilere nazaran daha yüksek izolasyon değerlerine sahip olmasının geldiğine işaret eden Sağlamkaya, Neopan teknolojisi ile üretilen duvarlarda kullanılan izolasyon malzemesinin EPS ya da taş yünü olabildiğini söyledi.

Yeni sistemin montaj sahasında özellikle yüksek kalite ve kolay kurulumla dikkat çektiğini söyleyen Sağlamkaya, “ Neopan’ın prefabrike binalara kazandırdığı maliyet avantajı özellikle şantiyelerde dış duvarlardaki boya işlemini ortadan kaldırmasından kaynaklanıyor. Çünkü; Neopan duvarların sac olan dış yüzeyleri, imalata boyalı olarak giriyor ve öylece paketleniyor. Bu duvarların diğer yüzeyi ise tam otomatik duvar hattının bir ayrıcalığı olarak Betopan’dan oluşuyor. Başta boya olmak üzere yeniden kurulum sırasındaki maliyetlerde de önemli avantajlar sağlayan duvarlar defalarca yeniden kurulum imkanı sunuyor. Neopan teknolojili prefabrike binalar da diğer sistemlerde olduğu gibi beton zemin üzerine monte ediliyor. Prefabrike binaların üretim kapasitesindeki limitleri belirleyen duvar üretimindeki sınırı dakikada 5 metrelik tam otomatik duvar üretimi ile ortadan kaldıran Neopan teknolojisi prefabrike binaların asma tavansız yapılmasına da imkan sağlıyor” diye konuştu.

Profacto teknolojisi ile düşük maliyet, yüksek verim

Yine şantiye binalarının çatılarında kullanılan çelik çatı makaslarının ve kat aralarındaki döşemelerin üretiminin ise Profacto teknolojisi ile tamamen bilgisayar destekli ve tam otomatik rollforming hatlarda yapıldığının altını çizen Sağlamkaya, ayrıca, uygulanan sistem sayesinde üretimin her anının denetlendiğini söyledi. Sağlamkaya, “Galvanizli hafif çelik kullanıldığı için paslanma riskinin ortadan kalkmasının yanı sıra hiç kaynak kullanılmayan ve cıvata bağlantılı olarak üretilen çatı makasları ve kat arası döşemelerde kaynak noktalarında oluşabilecek korozyona karşı da direnç sağlanmış oluyor. Böylece Profacto teknolojisi ile üretilen ürünlerin kullanıldığı şantiye binalarında hem dayanıklılık hem de uzun ömür sağlanıyor” bilgilerini verdi.

“Acil Yerleşim”e Vefa’dan pratik çözüm

8 Oca

Vefa, afetlerden sonra insanları Acil Yerleşim Üniteleri ile hayata bağlayacak. Sektörde sürekli yeniliklere imza atan Vefa, deprem, tsunami, sel, yangın gibi doğal afetlerin hemen sonrasında geçici barınma ihtiyacını karşılayacak Acil Yerleşim Üniteleri ile ilgili hazırlıklarını tamamladı.

Prefabrike ve hafif çelik yapı sektörünün önde gelen firmalarından Vefa, afetler sonrası barınma ihtiyacını geliştirdiği “Acil Yerleşim Üniteleri” ile çözerek yine bir yeniliğe imza attı.Deprem, tsunami, sel, yangın gibi doğal afetlerin hemen sonrasında geçici barınak ihtiyacını karşılayacak olan Acil Yerleşim Üniteleri, çadırdan daha konforlu, şantiyelerde kullanılan prefabrike binalardan daha ekonomik, kolay ve hızlı kurulabilir şekilde üretiliyor.

Vefa Group Eş Başkanı Turan Koçyiğit, Acil Yerleşim Üniteleri tasarımının ve prototip üretimlerinin tamamlandığını, ilk kurulumların gerçekleştirildiğini açıkladı. Projenin amacını, “Acil bir durum ortaya çıktığında afetzedelerin kullanacağı toplu yaşam alanlarının ilgili kurum ve kuruluşlar vasıtasıyla hızlı bir şekilde oluşturulabilmesi” olarak özetleyen Turan Koçyiğit, “Acil Yerleşim Üniteleri” Projesi fikrinin nasıl oluştuğunu ise şöyle anlattı: “Başta Marmara depremi olmak üzere yaşanan depremlerin hemen sonrasındaki tecrübeler projenin ortaya çıkmasında etkili oldu. Bu tecrübeler, afetzedelerin acil barınma ihtiyacına yönelik olarak içinde bulunulan mevsimin koşullarına uyabilecek, afet şartlarının neden olduğu olumsuzluklardan etkilenmeyen, enerji ve altyapı gereksinimi duymayan pratik çözümlerin gerekli olduğunu ortaya koydu. Örneğin bir çadır yaz mevsimi için uygun olabilir ancak daha sert koşulların hakim olduğu kış aylarında çadırdan iyi sonuç beklenemez. Daha iyi yalıtım sağlayan çözümler gerekir. Diğer taraftan afet sonrasında montaj için gerekli olan enerji gereksinimi karşılanamayabilir, kullanılacak arazinin altyapısı buna uygun olmayabilir. Tüm bunları aşarak acil barınma ihtiyacını hızlı bir şekilde karşılayabilmek gerekir. Projenin oluşmasında sayılan bu tecrübelerin etkili olduğu söylenebilir.“

Ürün geliştirme süreci 8 ay sürdü

Acil Yerleşim Üniteleri’nin ürün geliştirme (ÜR-GE) sürecinin 8 ay sürdüğünü dile getiren Turan Koçyiğit, bu aşamada Vefa’nın kendi proje ve tasarım grubunu kullandığını vurguladı. Koçyiğit, “Ancak bunun öncesinde üretim altyapısına yönelik yatırımlar ve çalışmalar var. Acil Yerleşim Ünitelerinin temel malzemesini duvarlarda ve çatıda kullanılan izoleli sandviç paneller oluşturuyor. Projeye uygun formda panellerin üretimini seri bir şekilde gerçekleştirmek için 2006 yılından bu yana AR-GE çalışmaları yürüten Vefa, tam otomatik panel hattını 2009 yılında devreye alarak çalışmalarını sonuçlandırdı.” diye konuştu.

Üretim talebe göre belirlenecek

Üretimin talebe göre belirleneceğini dile getiren Koçyiğit, şunları anlattı: “Vefa, 1000 kişinin yaşayabileceği şekilde projelendirilmiş bir toplu yerleşim birimi için gereken üretimi stoklarında hazır bulundurabilir. Vefa’nın tam otomatik panel hattının dakikada 5 metre gibi yüksek bir üretim kapasitesi vardır. Bu kapasite, 1000 kişinin yaşayabileceği bir toplu yaşam alanı için ihtiyaç duyulan kapalı alanın duvar ve çatı üretiminin yaklaşık olarak 2 gün içinde tamamlanmasını sağlıyor. Diğer taraftan her bölge ve duruma göre yaşayacak insan sayısı ve gereksinimler değişebileceğinden projelendirme ve ön hazırlık çalışmaları için de bir haftalık bir süreye ihtiyaç duyuluyor. Bu nedenle bir afet sonrasında hızlı çözüm sunabilmek için ilgili kamu kurumlarının, valiliklerdeki afet koordinasyon merkezlerinin, belediyelerin ve vakıf, dernek, Kızılay, Kızılhaç gibi sivil toplum kuruluşlarının, önceden yer tespitleri yapılarak ve ihtiyaçlar belirlenerek projelendirilmiş ve ardından üretilerek paketlenmiş acil yerleşim ünitelerinin stoklarını afet öncesi hazır bulundurması gerekiyor.“

İnsan gücü ile hızlı bir şekilde kuruluyor

Tabanlı modüler Acil Yerleşim Üniteleri’nin; sadece insan gücü ile hızlı bir şekilde kurulabildiğini söyleyen Turan Koçyiğit, ürünün öne çıkan özelliklerini kolay paketlenmesi, taşınabilmesi, her türlü araziye uyması, yüksekliğinin bağımsız olarak ayarlanabilmesi olarak sıraladı. Koçyiğit, “Acil Yerleşim Üniteleri ile içinde yatakhane, wc ve duşların bulunduğu, ailelerin kullanımı ve bireysel kullanım için tasarlanan barınakları, sağlık ocağı, derslik , yemekhane gibi sosyal tesisleri, emniyet ve idare merkezleri ile eksiksiz bir mahallenin çok kısa sürelerde kurulabilmesi mümkün oluyor” dedi. 1000 kişinin yaşayabileceği örnek bir projeyi kendi tasarım grupları ile hazırladıklarını anlatan Turan Koçyiğit, projeye göre, 40 kişinin yaşayabildiği 116 m²’lik bloklardan 25 tane bulunan yaşam alanında 7 bloğun da yemekhane, derslik, sağlık ocağı, emniyet ve idare merkezi gibi ihtiyaçlara ayrıldığını ve toplam 32 bloktan oluşan 3 bin 774 metrekarelik kapalı yaşam mekanlarına, yolların, oyun ve yeşil alanların da eklenmesiyle 12 bin m²’lik bir arazide kurulabildiğini ifade etti.

Acil Yerleşim Üniteleri’nin zemin betonu yapmaya uygun alanlarda tabansız, uygun olmayan alanlarda ya da eğimli arazilerde ise destek ekipmanları ile eğimi ayarlanarak tabanlı olarak uygulandığını belirten Turan Koçyiğit, ünitelerin; Vefa’nın 2009 yılında devreye aldığı tam otomatik duvar hattında ürettiği, her iki yüzü cotcoil boyalı galvaniz sac olan ve izolasyon malzemesi olarak EPS’nin kullanıldığı 40 mm kalınlığındaki sandviç panellerden oluştuğunu ifade etti.

10 yıl ömrü olan 1000 kişilik toplu yaşam alanı 1 milyon TL’ye kurulabiliyor

Acil Yerleşim Üniteleri kullanılarak oluşturulan binaların büyüklüklerinin ihtiyaca göre şekillendiğini söyleyen Turan Koçyiğit, 2 x 1 metre, 2 x 2 metre, 2 x 3 metre, 2 x 4 metre ve 2 x 5 metrelik standart hazır modüllerin tek başına da kullanılabildiğine işaret etti. Acil Yerleşim Üniteleri’nin birleştirilerek istenilen boyutlarda binaların da elde edilebildiğini vurgulayan Koçyiğit, hangi modüllerin hangi sayılarda birleştirileceğinin tamamen kurulumun yapılacağı arazinin koşullarına ve o bölgenin gereksinimlerine göre şekillendiğini kaydetti. Koçyiğit, “Örneğin içinde 4 kişinin kalabildiği 2 adet ranzanın bulunduğu 2×3 metrelik bir modülün 10 tanesinin birleştirilmesiyle ve her modülün arasına 2×1 metrelik wc ve duş modüllerinin yerleştirilmesi ile bir bina oluşturularak 40 kişinin yaşayabildiği 116 metrekarelik bloklar meydana getirilebilir” dedi. Ürünün fiyatları hakkında da bilgi veren Koçyiğit, örnek olarak “1000 kişilik bir toplu yaşam alanındaki kapalı mekanlar tüm gereksinimleri ile birlikte 1 milyon TL’lik bir maliyetle oluşturulabilir. Acil Yerleşim Üniteleri’nin 10 yıl boyunca sorunsuz şekilde kullanılabileceğini düşünürsek bu maliyetin kişi başına aylık 8 TL’ye denk geldiğini görürüz. Bu da alternatiflerine göre daha konforlu bir yaşam alanı sunan Acil Yerleşim Üniteleri’nin çok ekonomik bir çözüm olduğunun ispatıdır” ifadesini kullandı.

Öne çıkan özellikler

  • 2×1, 2×2, 2×3, 2×4 ve 2×5 metre’lik modüller halinde üretilir, modüllerin birleşimiyle istenilen ebatta yaşam alanları oluşturulabilir.
  • Sandviç panel kullanıldığından ekonomiktir, sağlamdır ve defalarca sökülüp kurulabilir.
  • İzolasyon malzemesi olarak EPS kullanılır.
  • Paketlenmiş olarak uluslararası taşımacılığa uygun şekilde sevk edilebilir.
  • İnsan gücü ile taşınabilir, kolay ve hızlı kurulabilir, vinç gerektirmez.
  • Kendinden tabanlı olduğu için zemin betonuna ihtiyaç duymaz.
  • Modüllerin ebatlarına göre değişmekle birlikte ortalama 2 kişi tarafından sadece elektriksiz el aletleri (tornavida, alyan vs.) ile kurulumu yapılabilir.
  • Her türlü araziye uyum gösterebilecek şekilde ayarlanabilir ayakları vardır.
  • Kolayca depolanabilir ve yeniden kurulabilir.
  • Kalıcı konutlar ve alanlar oluşturuluncaya kadar konforlu yaşam alanları sunar.

Vefa Group, bayilikler veriyor

4 Oca

Prefabrike ve hafif çelik yapı sektörünün önde gelen oyuncularından Vefa Group, Türkiye genelinde bayi yapılanmasına gidiyor. Kazan-kazan prensibi ile çalışan bayilik anlayışıyla sektörde bir ilke daha imza atan Vefa Group, 2011 yılı için belirlediği noktalardaki yeni partnerleri ile birlikte sektördeki lider konumunu pekiştirmeyi hedefliyor.

Tam yirmi yıldan bu yana geliştirdiği marka ve ürünler ile sektöründe öncü olan Vefa Group, hazırlıklarını tamamladığı bayilik sistemi ile birlikte partner arayışlarına başladı. Vefa Group eş başkanı Turan Koçyiğit, oluşturdukları sistemin, bugüne kadar geliştirdikleri ürün ve hizmetler gibi yine sektörde bir ilk olacağını ifade etti. Öncelikle kazan-kazan prensibini benimsediklerinin ve bayilik verecekleri girişimcileri iş ortağı olarak gördüklerinin altını çizen Turan Koçyiğit, “elde ettiğimiz karı paylaşmak temel prensibimizdir” ifadesini kullandı.

Teknolojik yatırımlar ve artan kapasite geniş bir coğrafyaya yayılıyor

Vefa Group’un özellikle teknoloji yatırımlarına büyük önem verdiğini belirten eş başkan Turan Koçyiğit, bu sayede geliştirdikleri makine, teçhizat, özel detay ve ürünler sayesinde hem üretim kapasitesinde yüksek artışlar hem de daha kaliteli, standart ve kontrol edilebilir üretimler gerçekleştirdiklerini söyledi. Bugün kadar bunu yaparken işçilik maliyetlerinde sağladıkları tasarrufla ortaya çıkan personel fazlasını ise üretim kapasitesine paralel olarak artan montaj işlerine yönlendirdiklerini ve müstakil uygulama şirketlerinin kurulmasını teşvik edip buna ön ayak olduklarını anlatan Koçyiğit, aynı üretim tesislerinde aynı miktardaki personel ile 5 yıl öncesine göre 5 kat daha hızlı üretimler gerçekleştirdiklerini ifade etti.

Yüksek kapasiteli üretimlerini, geliştirdikleri bayilik sistemi ile birlikte bundan sonra daha verimli kullanabileceklerini belirten Koçyiğit, Vefa Group’un “müşterilerine, kaliteli ve ekonomik ürünleri en hızlı şekilde sunmak” olan misyonunu hatırlatarak, “yeni partnerlerimiz ile birlikte vizyonumuzu ve misyonumuzu daha geniş bir coğrafyaya yayarak sektördeki lider konumumuzu pekiştireceğiz” ifadesini kullandı. Vefa Group’un ürün ve hizmetlerinin yanında uluslararası standartlara dayanan yenilikçi anlayışını da bulundukları bölgelere taşımak isteyen girişimcilere çağrı yapan Turan Koçyiğit, bayilik başvurularını almaya başladıklarını tekrarladı.

Beş marka da bayilik sisteminin içinde yer alıyor

Bünyesinde barındırdığı beş farklı markasıyla faaliyet gösteren Vefa Group, büyük inşaat şirketleri ve müteahhitlere çözümler sunduğu Vefa Prefabrike Yapılar markasıyla; ön üretimli hafif prefabrikeler ve modüler yaşam konteyneri üniteleri ile büyük projeler için kamplar, şantiye binaları, sosyal tesis binaları, acil yerleşim üniteleri ve ofisler kuruyor.

Profesyonellerin yanı sıra son kullanıcı ve bireysel kullanıcılar için çözümler sunan iki markasından biri olan Steelife ile galvanizli hafif çelik yapılardan lüks konutlar ve profesyonel kullanım için prestijli yapılar üreten Vefa Group, diğer markası Nestavilla ile ekonomik, pratik hazır konutlar ve estetik profesyonel binalar meydana getiriyor.

Vefa Group’un yarı mamul ve teknoloji desteği talep eden müşterileri için ortaya çıkardığı teknoloji markalarından biri olan ve panel üreten Neopan markası ise cephe ve çatı örtüsü olarak kullanılan sandviç paneller ile duvar olarak kullanılabilen kompozit paneller imal ederken, bir diğer teknoloji markası Profacto, ekonomik, taşıyıcı ve konstrüktif özel yapı profilleri üretiyor.

My World Europe Projesi'nde Vefa'nın İzleri

1 Ara

Daha çok Anadolu yakasındaki projeleri ile adından söz ettiren Ağaoğlu’nun Avrupa yakasındaki büyük projelerinden en yenisi My World Europe’da inşaat başladı. Dev projenin şantiye binalarını üreten Vefa Prefabrik Yapılar, şantiye mobilizasyonu çalışmalarında sona geldi.

Ağaoğlu’nun Avrupa yakasındaki ikinci büyük projesi My Town Ispartakule’de kullanılan prefabrik ofis binaları, yeni proje My World Europe’ta kullanılmak üzere herhangi bir zayiat verilmeksizin yeniden kuruldu. Ofis binalarının yanında 252 kişinin yaşayacağı toplam 864 m² büyüklüğündeki yatakhane binası ile 428 m²’lik yemekhane binası ise üretimin ardından şantiyeye sevk ediliyor.

My World Europe, Başakşehir-Ayazma’da Atatürk Olimpiyat Stadı’na komşu yaklaşık 200 dönümlük bir arazi üzerinde kuruluyor. My World Europe, TEM otoyoluna cephesi ve Metro bağlantısı ile bölgedeki tüm işyerleri, sanayi ve yerleşim yerlerine ulaşımı çok kolaylaştırıyor. My World Europe, Pool Residence, Arena Residence ve Golf Residence olmak üzere 3 bölümde yer alan 17 blokta toplam 3080 konut ve 20 ikiz villadan oluşuyor.

Vefa'nın da Katılacağı BAU 2011’de Geri Sayım Başladı

30 Kas

Messe München International tarafından 17 – 22 Ocak 2011 tarihlerinde Münih Yeni Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan dünyanın önde gelen mimarlık, inşaat malzemeleri ve sistemleri fuarı BAU 2011 ile ilgili hazırlıklar devam ediyor. Vefa Prefabrike Yapılar da B2 holündeki 517 numaralı standı ile katılacağı fuar için hazırlıklarını sürdürüyor.

İki yılda bir düzenlenen BAU’nun 1964’te başlayana serüveni ekonomik krize rağmen 2009 fuarında, 151 ülkeden 212.035 ziyaretçi ile rekor bir sayıya ulaşarak devam etti. Almanya dışından gelenlerin oranının ortalama yüzde 18 civarında seyrettiği fuarda 2009’da 37.201 olan uluslararası katılımcı sayısının, 2011’de 40 bini bulması bekleniyor.

BAU 2009 verilerine göre, ziyaretçi sayısı bakımından Avusturya, İsviçre ve İtalya ilk üçte yer alıyor. Aynı listede 9’uncu sırada bulunan Türkiye’nin üst sıralardaki konumu ise fuarın Türkiye açısından önemini ortaya koyuyor.

2009’da 43 ülkeden 1.920 katılımcının ürünlerini sunma fırsatı elde ettiği BAU’da 2011 yılı için ayrılan ve 17 sergi salonundan oluşan 180 bin metrekarelik fuar alanındaki yerlerin çok önceden tükendiği belirtiliyor. BAU 2011’de -standlar temelinde- en yüksek katılıma sahip ülkeler listesinde Türkiye’nin 5’inci sırada yer almasının da önemli bir gösterge olduğu vurgulanıyor. Nitekim Türkiye’nin inovasyon geliştirme bakımından uluslararası inşaat sektörü için çok önemli bir konuma sahip olduğunu biliniyor.